Hanak’ta eğitimden sorumlu isim, yalnızca bir unvan değil: Bölgenin kaderine doğrudan etki eden, kararlarıyla yüzlerce öğrencinin geleceğini biçimlendiren bir pozisyon. O yüzden bu yazı “yuvarlak cümleler” kurmayacak. Hanak İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün kim olduğu kadar, nasıl yönettiğini, hangi ölçütlerle değerlendirildiğini ve kamuoyuna ne kadar hesap verdiğini de tartışacağız. Çünkü Hanak’ta eğitim, “idare edilir” bir mesele değil—iddia edilir bir vizyon olmak zorunda. Güncel paylaşımlar ve yerel haberlerde Hanak İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak Mesut YOLCU adı geçiyor (2025 Mart ve Eylül tarihlerindeki içeriklerde açıkça yer alıyor). Buna karşın kaymakamlık sayfasında hâlâ Fikret YILMAZ ismi görünüyor; bu çelişki bile kurumsal güncelliğin sorgulanması…
8 YorumKategori: Makaleler
Gluten Hangi Besinlerde Bulunur? Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak farklı kültürlerin yemek masalarına oturduğumda, sadece karın doyurma değil; ritüellerin, sembollerin ve toplumsal kimliklerin de sofrada paylaşıldığını görürüm. İşte bu noktada gluten, yalnızca biyokimyasal bir protein değil; insanlık tarihinin, tarım devriminin ve kültürel birlikteliklerin görünmez bir tanığı olarak karşımıza çıkar. Peki gluten hangi besinlerde bulunur, hangi sembolik anlamlara bürünmüştür? Tarihsel Arka Plan: Buğdayın Kültürlerle Dansı Gluten, esasen buğday, arpa, çavdar ve bunların türevlerinde bulunan bir protein grubudur. İnsanlık, on bin yıl önce bereketli hilal topraklarında buğdayı evcilleştirdiğinde, yalnızca tarımı değil; toplumsal yapıyı da dönüştürdü. Avcı-toplayıcı yaşamdan tarıma geçiş, insanları yerleşik…
16 Yorum9 Yıl Ceza Aldım Ne Kadar Yatarım? Erkek ve Kadın Bakış Açılarından Farklı Yaklaşımlar Hayatta bazen bir hata, bazen de kaderin sert bir oyunu insanı demir parmaklıkların ardına götürebiliyor. “9 yıl ceza aldım, ne kadar yatarım?” sorusu, sadece bir hukuki hesaplama değil; aynı zamanda özgürlük, adalet ve toplumun vicdanıyla da doğrudan ilişkili bir soru. Bu yazıda, hem erkeklerin analitik yaklaşımını hem de kadınların duygusal ve toplumsal sorgulamalarını harmanlayarak, bu soruya farklı pencerelerden bakmaya çalışacağız. Erkeklerin Bakışı: Hesap, Veri ve Hukukun Matematiği Erkeklerin büyük çoğunluğu bu soruya teknik bir yerden yaklaşır: “9 yıl ceza aldım, infaz yasasına göre ne kadar yatarım?”…
14 YorumGeyşa Nedir, Kime Denir? Tarihsel ve Kültürel Bir İnceleme Tarihsel Arka Plan: Geyşaların Doğuşu Geyşa kelimesi, Japonca’da “gei” (sanat) ve “sha” (kişi) sözcüklerinden türemiştir. Yani en basit tanımıyla, geyşa “sanat insanı” demektir. Japonya’nın 17. yüzyıl Edo döneminde ortaya çıkan geyşalar, başlangıçta eğlence evlerinde şarkı söyleyen, dans eden ve müzik yapan erkek sanatçılardı. Zamanla bu rol kadınlara geçti ve kadın geyşalar, Japon kültürünün en karakteristik figürlerinden biri haline geldi. Geyşaların ortaya çıkışı, toplumsal dönüşümlerin ve şehir yaşamının yoğunlaşmasının da bir sonucuydu. Toplumsal Dönüşüm ve Geyşa Kurumu Edo döneminde şehirleşme ve ticaretin gelişmesi, yeni bir sosyal tabakanın yükselmesine yol açtı: tüccarlar. Bu…
10 YorumHayır, hava oksijen değildir. Bunu karıştırmak masum bir dil sürçmesi değil; bilim okuryazarlığını, yangın güvenliğini, hatta sağlık kararlarını etkileyen köklü bir yanılgı. Bu yazı, “Hava ile oksijen aynı şey mi?” sorusuna tartışma yaratacak kadar cesur ama herkesin anlayacağı kadar sade bir cevap veriyor: Eşitlemeyi bırakın, farkı konuşalım. Hızlı cevap: Hava ≠ Oksijen. Hava bir karışımdır; oksijen o karışımın parçalarından yalnızca biridir. “Hava = Oksijen” Yanılgısı Neden Bu Kadar Yaygın? Günlük dilimiz tembeldir; nefes almak deyince akla “oksijen” gelir, çünkü yaşam için kritik rol onundur. Peki sonuç? Tüm havayı oksijen sanmak. Oysa oksijensiz bir dünya kadar, oksijenin “tek başına dünya” olduğu…
8 YorumGereklilik Kipi: Toplumsal Normlar ve Cinsiyet Rolleri Üzerinden Bir Sosyolojik İnceleme Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşimini anlamak, her zaman ilginç ve karmaşık bir süreç olmuştur. Bu süreç, sadece bireysel eylemlerle değil, aynı zamanda bu eylemlerin şekillendiği kültürel ve yapısal bağlamlarla da ilgilidir. Toplum, dilin bile ne anlama geldiğini, neyin “gerekli” olduğunu ve hangi eylemlerin sosyal olarak kabul edilebilir olduğunu sürekli olarak şekillendirir. Bu yazıda, dildeki gereklilik kipinin, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler ile nasıl iç içe geçtiğine dair bir analiz yapacağım. Sonuç olarak, hem bireysel deneyimlerimize hem de toplumsal yapılarımıza dair daha derin bir anlayış…
16 YorumHamamözü Neyi Meşhur? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Keşif Küçük bir ilçenin kalbinde, Anadolu’nun sıcak misafirperverliğini hâlâ iliklerine kadar hissedebileceğiniz bir yer düşünün: Hamamözü. Burası, adını sıcak su kaynaklarından alan, doğayla insan arasındaki eski bir dostluğun hâlâ sürdüğü bir toprak parçası. Bu yazıda, Hamamözü’nün “neyi meşhur?” sorusuna sadece coğrafi değil, aynı zamanda kültürel ve evrensel bir bakışla yanıt arayacağız. Çünkü bir yerin meşhurluğu sadece yemeklerinde, kaplıcalarında değil; oranın insanının dünyaya kattığı ruhla da ilgilidir. — Hamamözü’nün Kökeni ve Evrensel Bir Fenomen: Şifalı Suların Hikâyesi Dünyanın dört bir yanında, termal sular yüzyıllardır hem fiziksel hem ruhsal bir arınma alanı olarak görülmüştür.…
10 YorumGüç, Toplum ve Kimlik Üzerine: Cengiz Gömleksiz Nereli? Güç ilişkilerinin görünmez ağları, her toplumun damarlarında dolaşır. Bir siyaset bilimci olarak, bu ağları çözümlemek; bireyin, kurumların ve ideolojilerin nasıl bir iktidar yapısı içinde şekillendiğini anlamak demektir. Cengiz Gömleksiz ismi de bu bağlamda sadece bir kimlik ya da bir yer sorusuna değil, çok daha derin bir sosyopolitik kimlik inşasına işaret eder. Peki, “Cengiz Gömleksiz nereli?” sorusu neden yalnızca coğrafi bir merak değil de, aynı zamanda toplumsal bir analiz sorusudur? “Nerelilik” Kavramı: Kimliğin Politik Boyutu Bir insanın “nereli” olduğu, sadece doğduğu yeri değil, aynı zamanda ait olduğu kültürel, ideolojik ve sınıfsal yapıyı da…
10 YorumHam Kelimesi Nereden Gelir? Bir Kelimenin Kalbinde Gizli Hikâye Bir gün bir kelimenin peşine düşmeye karar verdim. “Ham.” Basit gibi görünen, ama içinde olgunlaşmamış bir potansiyel taşıyan bu kısa kelime… Her dilde böyle kelimeler vardır: az söyler ama çok hissettirir. Peki “ham” kelimesi nereden gelir, ne taşır içinde? Belki de bunu anlamanın yolu sözlükten değil, insanlardan geçiyordur. Sizi bir hikâyeye davet ediyorum — bir kelimenin kökeninden, insanın kendini bulma yolculuğuna uzanan bir hikâyeye. Bir Zanaatkârın Atölyesinde Başlayan Hikâye Anadolu’nun küçük bir kasabasında, toprağın kokusuna karışan çekiç sesleri arasında yaşayan Mehmet Usta vardı. Kil, onun elinde şekil bulur; taş, onun dokunuşuyla…
8 YorumAlabalık Dolapta Kaç Gün Saklanır? Ekonomik Bir Bakış Bir ekonomist, her zaman şu soruyla başlar: “Kıt kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları nasıl karşılarız?” Bu yalnızca makro ölçekte enerji, su ya da sermaye için değil, mikro düzeyde mutfakta duran bir alabalık için de geçerlidir. Çünkü her seçim bir vazgeçiştir; dolaba koyduğumuz balık, zamanı geldiğinde ya besin olur ya da israf. Alabalığın dolapta kaç gün saklanabileceği sorusu, aslında kaynak yönetimi, fırsat maliyeti ve tüketim davranışı ekseninde okunabilecek bir ekonomik denklem sunar. Balıkta Zaman ve Değer: Mikroekonomik Perspektif Alabalık, hızlı bozulabilen bir protein kaynağıdır. Taze halde buzdolabında genellikle 1–2 gün içinde tüketilmesi önerilir; dondurucuda ise…
16 Yorum