İçeriğe geç

Kısa çalışma ödeneği ne zaman bitti ?

Kısa Çalışma Ödeneği Ne Zaman Bitti?

Kısa çalışma ödeneği, pandemi döneminde hayatımıza giren ve iş dünyasında büyük yankı uyandıran bir destek mekanizmasıydı. İşçiler için bir can simidi, işletmeler içinse bir nefes alma alanı oldu. Ama işler, artık eskisi gibi değil. Kısa çalışma ödeneği, belirli bir sürenin sonunda sona erdi ve bu da gündemde büyük bir tartışma yarattı. Peki, Kısa çalışma ödeneği ne zaman bitti? Bitti de, gerçekten bitti mi? Bu yazıda, hem bu desteğin güçlü yönlerini hem de zayıf noktalarını ele alacağım. Hadi başlayalım!

Kısa Çalışma Ödeneği: İyi Bir Destek mi, Yoksa Tükenmiş Bir Çözüm mü?

Kısa çalışma ödeneği, aslında pandemi döneminde, devletin iş dünyasını ve çalışanları korumak adına sunduğu önemli bir adım olmuştu. 2020’de başlayan bu destek, işverenlerin çalışanlarını işten çıkarma yerine, maaşlarını kısmi olarak devlet desteğiyle ödemesini sağlayarak, binlerce insanın işsiz kalmasının önüne geçti. Herkesin işlerini kaybetmediği, bir şekilde geçimlerini sürdürebileceği bir dönemdi. Peki, bu destek, o kadar da mükemmel miydi? İhtiyaç olduğu sürece devam etmesi gerekmez miydi?

Beni tanıyorsanız, her şeyin “mükemmel” olmasından pek haz etmem. Kısa çalışma ödeneği de öyleydi. Tabii ki, işler ciddi anlamda zorlaşırken, devletin böyle bir destek sunması değerliydi. Ama aynı zamanda, bu destek yüzeysel kaldı ve bazı işletmelerin ve çalışanların yararına bile olamayacak kadar sınırlıydı. Örneğin, sektörler arasında eşitsizlikler vardı. Bazı sektörler, bu ödeneği alırken, bazıları ise hiç faydalanamadı. Ayrıca, ödeneğin süresi ve miktarı, sürekli değişen şartlarla birbirine çelişkiliydi. O kadar fazla “yeni düzenlemeler” oldu ki, bu durum insanları daha da kafa karıştırıcı bir hale soktu.

Kısa çalışma ödeneğinin “bittiği” söyleniyor ama bitti mi gerçekten? Aslında pek çok kişi için bitmiş olsa da, bazı sektörlerde hala etkilerini hissediyoruz. Ödeneğin sona ermesiyle birlikte, hem çalışanlar hem de işletmeler için işler biraz daha zorlaştı. Ne de olsa, hayat devam ediyor.

Kısa Çalışma Ödeneği: Güçlü Yönler

Kısa çalışma ödeneğinin güçlü yönlerini elbette takdir edebiliriz. Pandemi gibi belirsiz ve zor bir dönemde, çalışanları koruyan ve onlara yaşam desteği sağlayan bir mekanizma olarak işlev gördü. Birçok insan, geçim sıkıntısı çekmeden bu dönemi atlatabildiyse, bu tamamen kısa çalışma ödeneği sayesinde oldu. Ayrıca, işverenler için de faydalı bir araçtı; işçi çıkarma zorunluluğu yerine, devlet desteğiyle çalışanlar sistemde kalabiliyordu.

İzmir gibi büyük bir şehirde, restoranlar, kafeler ve diğer küçük işletmelerin büyük bir kısmı bu desteği kullanarak ayakta kaldılar. Bu sayede, binlerce insan işini kaybetmedi, ve bazı küçük işletmeler bir süre daha varlık gösterebildi. Bu desteğin sağladığı güven ortamı, toplumda büyük bir rahatlama yarattı.

Ancak burada şunu sormadan edemiyorum: Neden sadece pandemi döneminde? Eğer bu mekanizma bu kadar işe yarıyorsa, neden kalıcı bir çözüm olarak düşünülmüyor? Ekonomik krizler, işsizlik ve geçim sıkıntıları gibi sorunlar sürekli var. Kısa çalışma ödeneği gibi bir destek, normal zamanlarda da uygulanabilir bir model olabilir, değil mi?

Kısa Çalışma Ödeneği: Zayıf Yönler

Evet, her şeyin bir iyi tarafı olduğu gibi, Kısa çalışma ödeneğinin de zayıf yönleri var. Öncelikle, bu ödenekten faydalanabilen kişiler belirli kriterlere göre seçiliyordu. Yani, bazı insanlar bu destekten mahrum kaldılar. Bu noktada, hem işverenlerin hem de çalışanların bilgi eksikliği ya da bürokratik engellerle karşılaşmaları söz konusuydu. Hangi sektörlerin bu destekten yararlanabileceği, kimlerin uygun olduğu, ne zaman başvurulması gerektiği gibi sorular, birçok kişiyi bunalttı.

Ayrıca, kısa çalışma ödeneği ödemeleri, birçok kişi için yeterli olmayacak kadar düşük kalıyordu. İnsanların asgari ücretle geçindiği bir dünyada, kısa çalışma ödeneğiyle geçinmek, bazı insanlar için gerçekten zorlayıcıydı. Devletin sunduğu desteklerin yetersizliği, bu dönemde daha çok hissedildi.

Ama burada da başka bir mesele var: Devlet, ödenekleri süresiz ve büyük miktarlarda sunmak zorunda mı? Evet, yardımcı olmak önemli ama bu sürecin de geçici olması gerektiği bir noktada, devletin bu desteği sürekli hale getirmesinin de ekonomiye yük oluşturacağını düşünüyorum. Ancak yine de, “Peki ya o insanlara?” sorusu kafamı kurcalıyor. Bu kişilerin geçim sıkıntısı çekmeleri, toplumsal huzursuzluğu arttırabilir.

Kısa Çalışma Ödeneği: Sonuç

Kısa çalışma ödeneği, pandemi sürecinde birçok kişi için adeta bir kurtuluş oldu. Ancak ödeneğin sona ermesiyle birlikte, iş dünyasında ve toplumsal hayatta bu desteğe dair soru işaretleri devam ediyor. Birçok kişi için kısa çalışma ödeneği, sadece bir geçiş dönemi aracıydı. Ancak bu dönemin sonunda, hala birçok insan ve sektör, desteğin yeniden başlatılmasını ya da daha uzun süreli bir çözüm getirilmesini talep ediyor.

Bir sorum var: Eğer kısa çalışma ödeneği bu kadar etkili bir araçsa, neden sadece kriz dönemlerinde kullanılacak bir “geçici çözüm” olarak düşünülüyor? Kısa çalışma ödeneği, belki de sadece kriz zamanlarında değil, düzenli aralıklarla iş gücü piyasasında dengeyi sağlamak için bir yöntem olabilir. Düşünmeye değer, değil mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://ilbetgir.net/betexper indir